Yazı Detayı
20 Ekim 2021 - Çarşamba 17:43 Bu yazı 319 kez okundu
 
TÜRK ÜLKESİ
Feyzullah Budak
 
 

Bugün geçen haftaki yazımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz. Geçen hafta “ELHAMDÜLİLLAH” başlıklı yazımızda; Türk Dünyasının değişik bölgelerinden edebiyatçıların katıldığı Makedonya’daki bir sempozyumda özellikle Türkiye’den katılan konuşmacıların bildirilerini sunuşları sırasında ısrarla “katılımcıların hepsinin Müslüman olduğu” kabulüne dayalı ifadeler kullanmaları üzerine, benim konuşma sıram geldiğinde bu yanlışı düzeltmeye karar verdiğimi ama benden önce bildirisini sunmak üzere kürsüye çıkan Gagauz Türkü Tudorka Hanımın tüm salona hitaben; “Neden sanki Türklerin veya burada bulunanların tamamı Müslümanmış gibi konuşuyorsunuz anlamadım. Ne olmuş yani ELHAMDÜLİLLAH BİZ DE HIRISTİYANIZ…” dediğini anlatmıştım. Tabii ki bu yanlış tablo, Türkiye Türklerinin diğer tüm Türk Dünyasını kendileri gibi veya kendileriyle aynı olmak zaruretinde zannetmeleri yanılgısından kaynaklanmıştı. Üstelik bu toplantıya katılanlar, Türk Dünyası ile alakalı olmaları sebebiyle özel seçilerek davet edilmişlerdi. Böyle bir toplantıda bu hata yapıldığına göre gerisini siz düşünün. Türkiye Türklerinin bu yanlış algılamasını net bir şekilde ortaya çıkaran bir başka olay daha yaşadım. Yıllar önce bir ilimizin Türk Ocağında konferans vermek üzere, konferans saatinden biraz önce Türk Ocağı binasına gittim. Ocak Başkanı beni karşılayarak kendi odasına aldı. Türk Ocağı Başkanı’nın masasında bir takvim var ve takvimin o ayki sayfasında büyük harflerle şu iki mısra yazılı; “DENİLDİ Mİ BİR YERE TÜRK ÜLKESİ GÖZÜM AL BAYRAK ARAR, KULAĞIM EZAN SESİ” Doğal olarak bu dizelerin fonunda ise bir Türkiye Cumhuriyeti Bayrağı ve bir minare silueti var. Takvimin üzerinde yazılı bu iki dizeye kısa bir süre baktıktan sonra aniden yüksek sesle, onu coşkulu ve inançlı bir üslupla okudum. Aynı şeye inanıyor olmamız Türk Ocağı Başkanının hoşuna gitmişti. Bundan mutlu olduğunu açıkça belli etti. Ama maalesef benim bu dizeleri okurken sergilediğim inanç ve coşku samimi değildi. Sırf Ocak Başkanının bu inancını test etmek için bu yola başvurmuştum ve o da buna karşılık mutlu bir tasdik sergileyerek bu testten sınıfta kalmıştı. Sonra kendisine anlattım ki; Böyle bir şey nasıl olabilir? Siz bir Türk Ocağı Başkanı olarak böyle bir hataya nasıl düşersiniz? Bu dizelerin Türklüğü ve Türk Dünyasını sadece Türkiye’den ibaret zanneden bir varsayımdan kaynaklandığını görmüyor musunuz? Kim demişse bu sözü yanlış demiş. Bir kafiye uğruna koskoca Türk Dünyası bu kadar daraltılır mı? Bir hamaset uğruna Büyük Türk gücü bu kadar azaltılır mı? Siz Kazakları, Özbekleri, Türkmenleri, Uygurları Türk kabul etmiyor musunuz? Yani bu saydığım halkların ülkesinde gözünüz al bayrak arayıp ta bulamazsa (ki bulamayacak) bunlar Türklükten çıkacak mı? Siz Çuvaş'ları, Gagauz'ları, Karaim'leri, Altay, Tuva ve Hakas'ları Türk kabul etmiyor musunuz? Bu halkların ülkesinde kulağınız ezan sesi arayıp ta bulamazsa (ki bulamayacak) bunlar da Türklükten çıkacak mı? Türk Dünyasında bayrağı al (kırmızı) olan sadece iki ülke var; Türkiye ve Kırgızistan… Azerbaycan bayrağında ise al renk sadece ortada bir şerit. Evet, ezan sesi Türkiye dahil olmak üzere Türk Dünyasının pek çok yerinde yankılanıyor ELHAMDÜLİLLAH. Ama bakınız Gagauz kardeşimiz Tudorka Hanım ne diyor: “Neden sanki Türklerin veya burada bulunanların tamamı Müslümanmış gibi konuşuyorsunuz anlamadım. Ne olmuş yani ELHAMDÜLİLLAH BİZ DE HIRISTİYANIZ…” Şu bilinci asla kaybetmemeliyiz; Türklük çok büyük bir kavram. Çok büyük bir derinliği, çok büyük bir genişliği ve dolayısıyla çok büyük bir gücü ifade ediyor. Bu derinliği, bu genişliği ve bu gücü azaltarak, sınırlayarak hiçbir şey kazanamayız, sadece kaybederiz. Israrla ve tekraren vurgulamak istiyorum ki; elinde imkanı, resmi unvanı ve mali devlet kaynağı olan bir yığın insanın hem de asli görevi olmasına rağmen göze alamadığı kurtuluş savaşını, elinde hiçbir imkanı olmamasına rağmen hatta resmi görevinden, unvanından ve aylık maaşından bile vazgeçerek göze alan ve sonuçta zafere ulaşan Atatürk bu güçten besleniyordu. 

 
Etiketler: Türk Ülkesi, Feyzullah Budak
Yorumlar
Haber Yazılımı